top of page

Sesin Dili | Odyoloji Mesleğini Anlamak




Azra SİVARİ: Odyolojide multidispliner çalışma örneklerinden bahsedebilir misiniz?


Meral Didem TÜRKYILMAZ: Disiplinler arası çalışmak çok çok önemli. Biz yıllardır bunun en güzel örneğini çocuk ruh sağlığı ve geriatri ile beraber veriyoruz. Çalışmalarımıza bazen psikiyatri bölümü de katılıyor. Ağırlıklı olarak nörogelişimsel bozuklukları ergoterapi bölümü, çocuk ruh sağlığı ve odyoloji bölümleriyle izliyoruz. 

Dikkat dağınıklığı, hiperaktivite ön tanısıyla gelen, okuduklarını anlayamama ya da okuma o problemi olan, dikkatini sağlayamayan çocukları bize de yönlendiriyorlar. Onlar tanı koymadan önce biz işitsel işlemleme becerileri testlerine yönlendirme yapıyoruz. Bu da her türlü bilişsel testleri, işitsel dikkat, işitsel hafıza testlerini içeriyor. Bu testleri uyguladıktan sonra işitsel işlemleme becerilerini değerlendiren testler uyguluyoruz. Bunların bir kısmı dilsel, bir kısmı da dilsel olmayan testlerden oluşuyor. Arkasından sonuçlarımızı yazıyoruz, raporlandırıyoruz ve çocuk ruh sağlığına yönlendiriyoruz. Çünkü o çocukların ortak tanısında da hem dikkat dağınıklığı olabiliyor (hiperaktivite, özgül öğrenme güçlüğü) işitsel işlemleme problemleri meydana gelebiliyor. Bunları ayırt etmemiz çok zor, bu yüzden tanı koymaktan kaçınıyoruz. Sadece bu çocuklarda işitsel işlemleme problemleri mevcut olabilir. İşitsel dikkat testlerin sonuçlarına göre örneğin işitsel dikkat açısından dikkatini toplamada problemleri var, temporal patern algısında zayıflık var ya da bir gürültüde ayırt etme problemi var şeklinde raporlandırıyor ve sonuçlarımızı yazıyoruz. Eğer işitsel bir problemi varsa işitsel eğitim açısından programa alınıyor. Diğer yandan ergoterapi de çocukların daha sağlıklı bir uyumları olması konusunda, normal hayat şartlarına uyumları konusunda bize destek oluyor rehabilitasyon açısından. 

Geriatri bölümüyle yaptığımız çalışmalarda da ağırlıklı olarak demans, Alzheimer, bilişsel bozuklukları olan hastaları alıyoruz. Onlar da geriatriden her türlü hastayı bize yönlendiriyorlar. İşitme testlerini yapıyoruz -ki işitme taramalarından bahsetmiştik, son derece önemli. İşitme testlerini yaptıktan sonra hastalara ergoterapi bölümüne gidiyor. Ergoterapistler de kendileri açısından değerlendirmelerini yapıyorlar. Sonra hasta bize geliyor, biz de demans, işitsel dikkat, işitsel hafıza için aynı çocuklarda uyguladığımız testlerin yetişkin versiyonlarını uyguluyoruz. İşitsel işlemleme becerilerini değerlendiriyoruz. Sonunda ortak bir karar alıp hastaları terapi programı uyguluyoruz. Terapi programını ağırlıklı olarak ergoterapi ile beraber yürütüyoruz. Onlar daha çok uyum programına ve adaptasyona alıyorlar. Biz de denge açısından, işitsel açıdan eğitim programlarına alıyoruz. 

Yani multidisipliner çalışmak son derece önemli. Tek başımıza bu hastalara yardımcı olmamız imkânsız. Biz bunu yaklaşık üç yıldan beri de sürdürüyoruz ve bu yüzden de çok mutluyuz. Hastalarımız çok daha mutlu, hastaların fonksiyonel hayatlarına bir anlam kazandırdık. Bu yüzden bir odyolog olarak mutlaka multidisipliner çalışma örneklerini izlemeniz gerekmekte. Mesleğiniz açısından çok önemli olduğuna inanıyorum. 


Simay YAVUZ: Bu meslekte sizi motive eden unsurlardan bahseder misiniz?


Meral Didem TÜRKYILMAZ: Bu meslekte bir bilinmezlikle uğraşıyorsunuz. Kulağı hala tamamen çözememişler. Mesela baziler membran nasıl hareket ediyor, ilerleyen dalga gerçekten var mı? Benim ilgimi halen bunlar çekiyor. İç tüy hücre cevabı nasıl gerçekleşiyor, dış tüy hücre cevabı nasıl gerçekleşiyor? Bunların sağladığı yararlar nelerdir? Dinamik alanda hangisinin katkısı daha fazla? Bunların hakkında sadece hipotezler var. En büyük umudum bunların açıklığa kavuşması.


Simay YAVUZ: Bir odyolog olarak çalışma hayatınızda yaşadığınız zorluklar nelerdir?


Meral Didem TÜRKYILMAZ: Ben aslında psikoloji kökenliyim. ODTÜ psikolojideki hocamız Ayşe Gül Güven, tabii şimdi emekli oldu çok eski odyoloji hocalarındandı, biz onun etkisinde çok kaldık ve bu sayede buralara geldik. Bize davranışın nörofizyolojik ve nörobiyolojik temellerini anlatırdı. Saf ses testi nasıl yapılır, konuşma testleri nasıl yapılır bunları çok net anlatırdı. Çok etkisinde kalarak yüksek lisansımı yapmaya başladım. Odyolojiyi çok seviyorum, hiçbir zorlukla da karşılaşmadım hastalar açısından, klinik işleyiş açısından, dersler açısından… Sadece daha çok bilinmesi gerekiyor, yatırımların daha fazla yapılması gerekiyor, mesleki dayanışmanın daha çok artması gerekiyor.


Simay YAVUZ: Çalışma ortamınızda ne tür düzenlemeler yapılmasını isterdiniz?  

 

Meral Didem TÜRKYILMAZ: Çalışma ortamında birazcık daha laboratuvar ekipmanı sağlanması gerekiyor. Her ne kadar bizler her türlü donanıma sahip olsak da şu an görüntüleme teknikleri çalışıyor ve odyoloji laboratuvarlarında bunların da olması gerekiyor. Görüntüleme tekniklerinin uygulandığı merkezlerde odyolojinin de yer alması çok çok önemli. Ekipmanların ve laboratuvar desteğinin arttırılmasını isterim.


Simay YAVUZ: Odyoloji öğrencilerine ve odyoloji seçmeyi düşünen kişilere neler önerirsiniz?


Meral Didem TÜRKYILMAZ: Odyolojiyi sevmeleri lazım ama odyolojide neyi sevecekler? Odyometriyi kullanıyoruz, o zaman odyometriyi sevecekler. Açacaklar, kapatacaklar, kalibrasyon yapacaklar, teste başlamadan evvel ses düzeyini kontrol edecekler... Bir bilim insanı da olsa bir odyolog da olsa o cihazı sevmeden, cihazı bilmeden o işi yapamaz diye düşünüyorum. Yapacağı meslek ne ise örneğin EEG çalışıyorsa aplikatörünü çok iyi bilecek, nerede hata yaptığını bilecek, ne ile karşılaşacağını bilecek, yani hangi sistemle uğraşıyorsa onu çok sevmesi lazım, iyi bakması lazım onun dışında zaten o işi seviyorsa her şey yoluna girecektir diye düşünüyorum ben. 



Konuşmacılar: 

  • Prof. Dr. Meral Didem TÜRKYILMAZ (Hacettepe Üniversitesi, Odyoloji Anabilim Dalı)

  • Azra SİVARİ (Hacettepe Üniversitesi, Odyoloji Bölümü 3. sınıf öğrencisi)

  • Simay YAVUZ (Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Gülhane Ergoterapi Bölümü 3. sınıf öğrencisi)


Röportaj Hazırlık ve Düzenleme Ekibi:

  • Aysima TURAN (Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Tıp Fakültesi öğrencisi) 

  • Azra KARA (Ankara Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi öğrencisi) 

  • Betül SÖNMEZ (Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Gülhane Ergoterapi Bölümü öğrencisi) 

  • Buse ŞAHİN (Ankara Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğrencisi) 

  • Büşra AÇIKGÖZ (İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, öğrencisi)    

  • Gizem YILMAZ (Çukurova Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi öğrencisi) 

  • Gözde Melek ÇETİN (Ankara Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğrencisi)

  • Samed YAŞAR (Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi öğrencisi)  

  • Serenay ÇETİN (Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Yönetimi Bölümü öğrencisi) 

  • Yağmur TAMBOVA (Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Gülhane Odyoloji Bölümü öğrencisi)


 
 
 

Yorumlar


bottom of page